Çocukların gözlerini değerlendirmek için harfleri öğrenmelerini beklemek gerekmez. Bebeklikten itibaren yaşa uygun yöntemler kullanılabilir. Küçük çocuklar bir görme sorununu anlatamayabileceği veya bunu normal kabul edebileceği için değerlendirme yalnızca şikâyet olduğunda yapılmaz.
Muayene yaşa göre nasıl değişir?
Bebeklerde bir nesneye bakma ve onu takip etme gibi davranışlar gözlenebilir. Daha büyük çocuklarda şekiller, eşleştirme kartları veya harfler kullanılabilir. Göz hareketleri, göz bebekleri ve gözün yapıları incelenir. Gerektiğinde damlalı ölçümler yapılır.
Tarama yeterli midir?
Tarama, ayrıntılı değerlendirme gerektirebilecek çocukları belirlemeye yardımcı olur. Tek başına bütün göz hastalıklarını dışlamaz. Tarama sonucu normal olsa bile göz kayması, görme davranışında değişiklik veya aileyi kaygılandıran bir belirti varsa muayene gerekir. Kontrol sıklığı çocuğun bulgularına ve risklerine göre belirlenir.
Çocuğu nasıl hazırlayabilirsiniz?
Muayeneyi bir sınav gibi anlatmayın; doğru cevap verme baskısı oluşturmayın. “Gözlerinin nasıl gördüğüne bakılacak, bazı resimler gösterebilirler” demek yeterlidir. Gözlüğünü, önceki reçetelerini ve sevdiği küçük bir oyuncağı yanınıza alın. Damla kullanılabileceği için randevudan sonra yakın çalışma gerektiren yoğun bir program yapmamak pratik olabilir. Prematüre doğum ve ailede göz hastalığı öyküsü varsa mutlaka paylaşın.
Çocuğun şikâyet etmemesi neden tek başına yeterli değildir?
Çocuklar daha önce farklı bir görme deneyimleri olmadığı için bulanıklığı normal kabul edebilir. Bir göz diğerinden iyi görüyorsa iki göz açıkken günlük işlerini sürdürebilirler. Bu yüzden yalnızca televizyonu görüp görmediğine veya küçük bir oyuncağı bulabilmesine bakarak her iki gözün görmesini değerlendiremeyiz. Yaşa uygun ölçümlerin amacı, bu tür farkları daha sistemli incelemektir. Çocuğun sorulara doğru yanıt vermesine yardım etmeye çalışmak yerine, muayene ekibinin verdiği yönlendirmeyi izlemek sonuçların değerlendirilmesini kolaylaştırır.
Muayene sırasında çekinirse ne yapılabilir?
Yabancı bir ortamda sessizleşmek veya iş birliği yapmak istememek her zaman bir görme sorununu göstermez. Ekibe çocuğun iletişim biçimini, korkularını ve rahatladığı yaklaşımları anlatın. Sevdiği bir oyuncağın bulunması ya da önce ebeveynin oturması gibi küçük düzenlemeler yardımcı olabilir. “Hiçbir şey hissetmeyeceksin” gibi kesin sözler vermek yerine yapılacakları sade ve dürüst anlatın. Muayenenin bir kısmı başka bir görüşmede tamamlanacaksa bunun nedenini ve sonraki adımı öğrenin. Görme taramasından geçememek de çocuğun başarısız olduğu anlamına gelmez; ayrıntılı inceleme gereksinimini gösterebilir. Sonuçları çocuğun yanında konuşurken sınav dili kullanmamak, sonraki kontrollerle daha rahat bir ilişki kurmasına yardımcı olabilir.